II.Gıyaseddin Keyhüsrev Kimdir

II.Gıyaseddin Keyhüsrev

( ? -1246)

Anadolu Selçuklu hükümdarı. Döneminde, Babai ayaklanması ve Moğol istilasıyla sarsılan devlet çöküş sürecine girmiştir.

II.Gıyaseddin Keyhüsrev’in doğum tarihi ve yeri bilinmemektedir. Alâiye’de (Alanya) öldü. Öldüğünde 25 yaşlarındaydı. I.Alaeddin Keykubad’ın oğludur. Babası büyük oğlu Gıyaseddin Keyhusrev’e güvenemediğinden, küçük oğlu İzzedin Kılıç Arslan’ı veliaht ilan etti. Ancak, Sadeddin Köpek ve diğer bazı beylerin çabaları sonucunda, Keyhusrev, 1237’de ölen babasının yerine, henüz 16 yaşındayken Anadolu Selçuklu hükümdarı oldu. Keyhusrev’in hükümdar olmasını sağlayan Sadeddin Köpek, devlet işlerine ağırlığını koymaya başladı. Eski veliaht izzeddin Kılıç Arslan’a bağlı olan Harezm beylerine karşı mücadeleye girişildi. Selçuklular’ı terkeden Harezm beyleri Urfa, Harran ve Süruç’u ele geçirerek aralarında bölüştüler. Öteki büyük emir ve beyleri de tasfiye eden Sadeddin Köpek, Selçuklu soyundan geldiğini öne sürerek sultanlık üzerinde de hak iddia etmeye başlayınca, Keyhusrev’in emriyle öldürüldü. Onun ölümünden sonra, Gürcü kraliçesinin kızı Tamara ile evlenen Keyhusrev’in ilk hükümdarlık yıllarında, Eyyubi melikleri, İznik Bizans İmparatorluğu, Kilikya Ermeni Krallığı ve Mardin Artukluları kendisine asker ve haraç gönderiyor, adına hutbe okutup, para bastırıyorlardı. 1240’ta, Diyarbakır ele geçirildi. Aynı yıllarda, Moğollar’ın önünden kaçan Türkmenler, büyük göçebe boylar halinde, özellikle Suriye sınırından, Anadolu’ya sığınmaya başlamışlardı. Bir süre sonra, bu göçebe Türkmenler ile Anadolu’daki yerleşik devlet düzeni arasında çelişkiler baş gösterdi. Bütün Türkmenler gibi, Şamanlık’la İslamiyet’in Şii mezhebinin unsurlarını birlikte içerisinde barındıran bir inanca sahip olan Baba İshak, düşünceleriyle, kısa zamanda hem göçebe Türkmenler, hem de 1 Hıristi-yanlar arasında çok sayıda yandaş buldu. Amasya’da bir zaviye kuran Baba ishak, kendilerine Babai diyen müritlerini ayaklanmaya çağırdı. Babailer ilkin önemli başarılar elde ettilerse de, Frank ve Gürcü askerleriyle takviye edilmiş Selçuklu ordusu karşısında tutunamadılar ve hemen hemen hepsi kılıçtan geçirildiler. Baba İshak da Amasya’da idam edildi.

Babai ayaklanmasının düzeni sarsmasını ve II. Gıyaseddin Keyhusrev’in yetersizliğini fırsat bilen Moğollar, 1242’de, önemli bir merkez olan Erzurum’u ele geçirdiler. 1243’te, ıktâlara bağlı sipahilerle, Gürcü, Frank ve ücretli Kıpçak askerlerinden oluşan Selçuklu ordusu, Gürcü ve Ermeni askerlerin de bulunduğu Moğol ordusu ile Sivas yakınlarındaki Kösedağ’da karşılaşarak büyük bir bozguna uğradı. Gıyaseddin Keyhusrev, otağını ve hâzinelerini bırakarak, Tokat’a, ardından Ankara’ya, Antalya’ya ve en sonunda Menderes yöresine kaçtı. Burada, İznik Bizans İmparatoru Vatatzes ile buluşarak, Moğollar’a karşı ortak hareket etme üzerinde anlaşmaya vardı. Moğollarla barış yapılmasından sonra Konya’ya dönen Keyhusrev, bütün devlet işlerini veziri Şemseddin Isfahani’ye bıraktı. Kilikya Ermeni Krallığı üzerine düzenlenen bir sefer sırasında Alâiye’de öldü.